Konuşmacılar
Açıklama
Kuantum bilgisayarı, klasik bilgi hesaplama araçları ile çözümü zor veya imkansız olan bazı problemleri çözebilme kapasitesini vaad eden yeni bir teknolojidir. Bu alanda, özellikle son 10 yıl içerisindeki hızlı ilerleme, çeşitli fiziksel platformların kullanımı ile 100 civarinda (kuantum bit) kubit içeren proto-tip kuantum bilgisayarların geliştirilmesine yol açmıştır. Öte yandan, klasik bilgisayarlar karşısında üstünlük sağlanabilecek pratik problemler için, kuantum bilgisayarlar milyon mertebesinde kubite ihtiyaç duymaktadır ki böyle ölçekteki kuantum işlemcilerin gerçekleştirilebilmesi bu teknolojinin karşısındaki en buyuk zorluklardan birisidir. Bunun yanı sıra, günümüz internet mimarisine benzer şekilde, kuantum bilgisayar ağlarının kurulmasi gelecekteki bir başka önemli gereksinimdir. Bu tür ağların gerçekleştirilebilmesi, optik foton ve kuantum işlemciler arasinda arayüzler ile mümkün olabilir. Fakat bu arayuzlerin geliştirilmesi de başlı başına diğer bir zorluktur.
Sunumumda, kuantum bilgisayarlarının önündeki bu iki teknolojik probleme değindikten sonra, atom-foton arayüzleri ve kuantum iletişim tekniklerinin bu problemlere getirebileceği potensiyel çözümlerden bahsedeceğim. Özellikle, kuantum hesaplamanın en esas ilkesi olan kuantum dolanıklıklığın, foton ve atomlar arasında teşkil edilmesi, depolanması, ve nihai olarak kısa ya da uzak mesafalere dağıtılabilmesi ile hem gereksinim duyulan kubit sayisinin azaltilmasi [1] hem de modül-tabanlı ölçeklenebilir kuantum işlemcilerinin geliştirilmesi üzerinde duracağım [2]. Calgary ve Alberta üniversitelerinde bu yönde başlatmış olduğumuz deneysel çalışmaların ışığında, ölçeklenebilir ve ağ-erişimli kuantum işlemciler için uygun olan foton-atom arayüzlerinden, özellikle soğuk-atom tabanlı [3] ve kristallere katkılanmış atomik iyon tabanlı [4] sistemlerden bahsedip, yakın gelecekte yürüteceğimiz araştırmalara dair kısa bir güncelleme ile konuşmamı bitereceğim.
1. E. Gouzien and N. Sangouard, Phys. Rev. Lett. 127, 140503 (2021)
2. C. Monroe et al, Phys. Rev. A 89, 022317 (2014)
3. E. Saglamyurek et al, Nature Photon. 12, 774–782 (2018)
4. E. Saglamyurek et al, Nature 469, 512–515 (2011)
Konuşmacı: Lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi 1995-2003 de Hacettepe Universitesinde tamamladım. 2005-2006 arasında, kuantum bilgi teknolojilerine duydugum ilgi uzerine, Viyana Universitesinde Prof. Anton Zeilinger’in laboratuarina katılıp, 6 ay kadar teknik eleman statusunde kuantum sifreli haberlesme sistemleri uzerinde calistim . 2007 senesinde Kanadadaki Calgary Universitesinden doktora icin kabul alarak, Prof. Wolfgang Tittel’in arastirma grubuna katildim. Doktora tezimi “Uzun mesafeli kuantum haberlesme icin kuantum bellek cihazinin gelistirilmesi” uzerine yapip, 2013 yilinda mezun oldum. Ayni grupta, yaklasik 2.5 sene kadar doktora-sonrasi arastirmacisi olarak bulunup, fiber-tabanli kuantum haberlesme ile uyumlu atom-sistemlerinin gelistirilmesi uzerinde calistim. 2015-2020 yillari arasinda, Alberta Universitesinde Prof. Lindsay LeBlanc’in grubunda doktora sonrasi arastirmacisi olarak gorev yaptım ve burada laserle sogutulmus atomlar ve Bose-Einstein yogunlasmasi ile kuantum optik deneylerine katkida bulundum. 2020 yilindan itibaren, hem Calgary Universitesi hem de Alberta Universitesinde arastirma koordinatoru olarak, kuantum teknolojlerinin gerceklestirilmesine yonelik cesitli projeleri yurutmekteyim. Yaklasik 15 senelik kuantum bilgi alani ile ilgili kariyerimde pek cok deneysel calismalara katilmis olup, ilk kez atomlar ve tek-foton arasinda kuantum dolanikligin gozlenmesi gibi onemli deneylerin gerceklestirilmesine imza attim.